MUHAFAZAKARLIK İDEOLOJİSİ
- Samet Ölçek
- 25 Nis
- 4 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 29 Nis

Muhafazakarlık Teorileri
1-Aristokratik teori: Aristokratlar doğrudan yönetimden ziyade; halk ve yönetici arasındaki ayrıcalıklı sınıftır. Aristokrasi sorumluluk ve farklılık üzerine kurulu bir kültürü simgeler. Muhafazakâr düşüncede bu zümre yüksek kültürü temsil eder ve kamu ruhunu korur. Muhafazakarlığın Özgül, tekil ve benzersiz bir tarihsel hareket olarak tanımlanmaktadır. Bu bağlamda aristokratik, kırsal ve feodal sınıf FD devrimi ile sonlanmış ve liberalizm ve burjuvazi yükselişe geçmiştir. Mannheim bu durumu tikel bir tarihsel sosyoloji sonucu çağdaş muhafazakarlık olarak adlandırır.
2-Müstakil tanımı: İyi bir muhafazakâr ilk olarak ailesine daha sonra toplumsal kurumlara ve devlete karşı sorumlulukları vardır. Aşırı bireycilik ise toplumun sonunu getirir. Muhafazakarlık çıkışı itibariyle herhangi bir sınıfın ya da zümrenin çıkarları ile ilişkili değildir. Bu yönüyle muhafazakarlık genel geçer, müstakil fikirler bütünüdür. Ayrıca herhangi bir bireyin fikirlerini toplumsal aidiyete göre değil bu fikirlerin içkin hakikatlerine ve arzulanabilirliğine bağlıdır. Yani muhafazakarlık irade ve zekâ meselesidir.
3-Durumsal tanım: Muhafaza koruma ve saklamayı tanımlayan bir kavramdır. Muhafazakâr ise değerin korumasını üslup edinmiş kimsedir. Muhafazakârlar var olanı koruma yaklaşımlar sadece değişimin getirdiği kötüden değil eski iyi olanı kaybetme korkusundandır. Muhafazakarlık toplumsal düzeni ve bu düzeni tehdit eden radikal değişimlere nerede ve ne zaman fark etmeksizin karşı çıkmaktadır. Muhafazakarlığın temeli de kurumları tutkulu bir şekilde korumaktır.
Burke’ün muhafazakarlık anlayışı 6 temel unsurdan oluşur:
1- İnsan dini bir hayvandır (Homo religiosus): İnsan doğası gereği dini bir varlıktır. Yani insan kutsalı algılar ve onunla ilişki kurar ve dini deneyim yaşar. Bu bağlamda din dışsal değil içseldi ve insanın dünyayı anlamlı kılmasını sağlar. Din toplumun temelidir ve onu besler.
2- Toplum tedrici ve organik büyümenin bir ürünüdür. Reçete tüm ürünlerin en sağlamıdır.
3- İnsan aklın yansıra önyargı ve duygulara da sahiptir.
4- Topluluk bireyden üstündür.
5- Ahlak hariç insanlar eşit değildir.
6- Mevcut kötülükleri giderme çabaları daha büyük kötülüklere yol açar.
Diğer muhafazakâr ideoloji özellikleri ise şunlardır.
· Liberalizm, komünizm, faşizm gibi ideolojiler ekonomi, siyasi ve askeri yapılar arasında ilişkiler hakkında imalar taşır (örneğin hukuk devleti, kati güçler ayrılığı vs.).
· Muhafazakarlık idealsiz siyaset olarak tanımlanabilir.
· Radikalizm ise muhafazakarlığın karşıtı olarak tanımlanabilir.
· Muhafazakarlık, ideolojik ve siyasi çatışmaların bir çıktısıdır. Muhafazakarlık k bilinçli ve refleksiftir.
· Değişim değişimdir, tarih ne geri gider ne de tekerrür eder ve her değişim statükodan uzaklaşmaktır.
Liberalizm en temel ve basit ölçütü sunar birey, özgürlük, özel mülkiyet. Sosyalizm karmaşıktır ve liberalizmi yetersiz bulur; onu eleştirerek kollektif ve eşit ve toplumsal bir ölçüt geliştirir. Muhafazakarlık ise her iki ideolojiyi de eleştirir geleneği, dini ve tarihsel sürekliliği savunur. Liberalizm bireysel özgürlüğü savunur, sosyalizm bunu aşmak ister, muhafazakarlık ise soyut özgürlüğe karşıdır (insanlar tamamen özgür olmalı vs.). Liberalizm toplumsal eşitliği, sosyalizm toplumsal ve ekonomik eşitliği, muhafazakârlık ise Tanrı önünde eşitliği vurgular (ahlaki ve dini). Liberalizm din ve devleti ayırır, sosyalizm dini özel alana iter, muhafazakâr ise dini korur.
Muhafazakâr Geleneğin Yokluğu
Aristokrat muhafazakâr tanımı Burke’ü açıklayamaz çünkü:
· Burke’ün savunduğu İngiliz toplumu ne tam anlamıyla feodal ne de aristokrattır.
· Hint ve Amerika halkının savunulması gerektiğini düşünmüştür.
· Burke bir liberal Whig ve serbest ticaret yanlısıdır.
Müstakil tanımda da Berke’ü açıklayamamaktadır çünkü:
· Berke’ün eserleri sorun ve ihtiyaca yönelikti
· Evrensel ahlak ve siyasi felsefeyi reddediyordu
· Siyasi düşüncenin birincil unsurları temel olarak müesses kurumların meşrulaştırılmasıyla sınırlı bir geçerliliğe sahipti.
Burke, Whig ve siyaseten liberaldi, Whigci anayasa savunucusuydu; ekonomi alanındaki fikirleri ise Adam Smith ile aynıydı yani liberal serbest ticaret anlayışı. Zümreci, aristokratik ya da feodal bir yönü yoktu.
19.yy da liberalizm ve muhafazakarlık birbirine zıt iki ideolojiydi. Zamanla sosyalizm gibi yeni ideolojiler çıktı ve sağda otoriter ideolojiler yükseldi. Bunun sonucunda liberaller sola kayarak sosyal liberalizme yöneldi muhafazakârlar ise sağa kaydı (faşizm, aşırı milliyetçilik vs.). 20.yy da liberaller sosyalizmden hayal kırıklığı yaşadı. Muhafazakârlar ise aşırı sağdan uzaklaştı. Bu iki ideoloji birbirine yakınlaşarak merkez sağ partiler ortaya çıktı. Aslında bu yaklaşımlar daha önceden Tocquevelli ve Burke tarafından işaret edilmekteydi. Bu iki düşünür ne tam anlamıyla liberal ne tam anlamıyla muhafazakardır. Bu yüzden bu düşünürler dönemlerinde arada kalmış gibi görünseler de günümüzden bakınca iki ideolojinin birleşeceğini erkenden fark eden isimlerdir.
Muhafazakarlığı FD’ne dayandırmak bir hatadır.
· Muhafazakarlık ilk tecellisi 16. 17. Yy. da merkezileşmiş ulusal otoritenin orta çağ politik kurumlarına ve Reform hareketinin kilise-devlet ilişkisine karşı çıkmasına verilen bir cevaptı.
· İkinci tecelli ise FD’ne verilen cevaptır. Muhafazakârlar tam anlamıyla bir cevap veremese bile topraksal, feodal ve aristokratik bir sınıfın yükselen aydın ve kentli bir sınıfa karşı savunusuydu.
· Üçüncü tecelli: 1848 devrimlerinin yönetici sınıfların alt sınıfların yönetimde pay sahibi olma taleplerine verdikleri karşılıktı.
· Dördüncü tecelli: ABD’nin güneyinde özgür emek, sanayicilik ve köleliğin kaldırılmasına yön açan düşünce fikirlerinin yansımasıydı.
Aristokratik muhafazakarlık kuramının temel yetersizliği nedeniyle konumsal bir ideoji değil içkin bir ideolojidir. İçkin ideolojinin içeriği ise çeşitlenir ve evrilir bu da kuramın ifade edilme biçimleriyle ilişkilidir. Kuram ise onu savunanlar ile birlikte düşünce okulu oluşturur. Basit bir biçimde muhafazakarlık tecellileri benzer toplumsal durumlara gösterilen paralel ideolojik tepkilerdir. Muhafazakâr düşünce evrilmez kendini tekrar eder. Tecelliler tarihsel olarak ayrıktır.
Muhafazakarlığın Geçerliliği
Yeni muhafazakarlığın üç zararı vardır:
1- Yeni muhafazakârlar neyi savunmak istedikleri konusunda kararsızdır.
2-Yeni muhafazakârlar muhafaza etmek istedikleri şeye yönelik tehditlerin kaynağı ve doğası hakkında belirsizliğe sahiptir.
3-Amerika’da muhafazakâr entelektüel geleneği oluşturma çabası.
Kaynakça
Duman, F. (2020). Muhafazakarlık okumaları. Ankara: Kadim Yayınları.
Genç, E., & Coşkun, T. (2015). MUHAFAZAKARLIK ve TÜRKİYE MUHAFAZAKARLIKLARININ BAZI HALLERİ. Niğde Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 8(2), 27-40.
Julian Ignacio López. "Homo Religiosus: reasons for a reconsideration". Journal for the Study of Religions and Ideologies 57:18-31.
Şahin, K. (2017). Muhafazakâr düşünce ekseninde insan ve toplum. Gazi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Dergisi, 19(3), 892-906.



Yorumlar